|
I
|
Dünyanın en zarif aldatma hikayeleri...
İnci Asena yazmış. Çok hoşuma gitti. İki tanesini aldım buraya. Anlattıklarının sonucunda ortayla çıkan netice şudur: Bazı adamlar, karılarını aldatırlar. Bazı kadınlar da kocalarını aldatırlar. Ve bu aldatma öyküleri, bazen bir üçüncü sayfa haberidir, adam kadını pencereden atar! Bazen bir roman konusudur, kadın Anna Karenina oluverir! Bazen son derece gerçekçidir, trilyonluk tazminat davalarına konu olur! Bazen vahşet içerir, işin içine baltalar filan girer! Bazen kimsenin okumadığı öyküler halinde kalır, sırlar mezara gider! Bazen kulaktan kulağa efsane olur, kimse gerçeği bilmez ama herkes bir şeyler uydurur! Ama bu kadar değişik yazılabilecek aldatma öykülerinin arasında İnci Asena'nınkiler kadar ince nazik ve kırılgan olanını zor bulursunuz. Okuyun, bakalım siz de benim gibi mi düşüneceksiniz...
BİR DEMET ÇİÇEK
Arabasını çiçekçi dükkánının önüne çekti. Güzel bir demet çiçek almalıydı. Saf ve beyaz çiçekler. Gül. Zambak belki. Güzel karısı için.
Endişeliydi. Gecikmişti kocası. Zaman geçirmek için mutfakta oyalanmaya çalışıyordu kaç saattir. Her şey, her yer pırıl pırıl olmuştu, yemekler hazırdı, sofra kurulmuştu. Daha ne yapabileceğini düşünürken kapı çalındı. Uzun siyah saçlarını yüzünden çekerek açmaya koştu.
Beyaz çiçekler. Alnına konan yumuşak bir öpüş. Vazo bulmak için arkasını döndü. Rahatlamıştı.
Rahatlamıştı adam. Bedeni de rahattı, şimdi kafası da. Şöyle bir koltuğa gömülmek için salona doğru giderken, kolundaki sarı saç telini yere attı.
BİR BAŞKA DEMET
Bugün kendisi için bir şey yapmalıydı. Yalnız kendisi için. Bir demet çiçek alabilirdi. Kır çiçekleri.
- Kır çiçekleri olsun dedi, çiçekçi gence.
- Karışık. Hepsinden koy.
Parasını ödedi. Demedi kucaklarken, eli genç çiçekçinin eline değdi. Orda durdu. Bir an. Bir şeyler hissetmek için yeterli bir an. Karnında bir yerlerde sıcaklık hissetti.
Çiçekleri sofraya koymayacaktı, salona da koymayacaktı. Tuvalet masasının üzerine yerleştirdi. Sonra masayı hazırladı. Uzanıp kocasının tabağını alacakken, beyaz kazağın koluna bulaşmış sarı çiçek tozlarını gördü. Parmağının ucuyla fiskeledi.
GEREKSİZ HAMİŞ
Bir yazarın ne yazacağına karışmak ne haddime!
Ama bu öykülerden çıkan sosyolojik sonuç, ülke gerçeğine uymadığı için içimden yükselen itiraz seslerini bastıramadım. Türkiye'de kadınlar genellikle kocalarını çiçekçilerle aldatmazlar!
Birinci derecede sanıklar sütçülerdir, sonra belki dişçiler olabilir, hani ‘‘doktora gidiyorum’’ diye çıkarlar ya evden. Ondan sonra da, bilumum tamirci esnafı gelir, muslukçu, perdeci, marangoz, boyacı vesaire.
Derlerse de...
İnanmayın.
Yalandır!
Filmlerde olabilir,
Avrupa'da olabilir.
Ama Türkiye'de mümkün değil. Çünkü Türk kadını aldatırken bile insanların sosyal konumunu dikkate alır.
Ayşe ARMAN
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |